SAĞLIK
 
Horlama, Burun Tıkanıklığı, Uyku Apnesi  ve Bruksizm (Diş Gıcırdatma) İle İlgili Merak Ettikleriniz
 
Burun neden tıkanır  
Burun, geçirdiğimiz üst solunum yolu enfeksiyonları, sigara kullanımı, kötü hava şartları ya da kısa süreli alerjik sorunlar nedeniyle tıkanabilir. Bu durumda çözüm daha çok burun açıcı spreyler, alerji ilaçları ve buruna tuzlu su çekilmesi gibi basit yollarla çözülebilir. Uzun süreli burun tıkanıklığındaysa burun kıkırdağı veya kemik eğriliği (deviasyon) en sık karşılaşılan sebeplerden. Burun eti büyümeleri, alerjik sorunlar, geniz eti ve kronik sinüzit de yıllardan beri süregelen burun tıkanıklığının nedeni olabilir. Kadınlarda adet dönemleri ve hamilelikte yaşanan hormonal değişimler de burun etlerinin şişmesine yol açarak tıkanıklık yapabilir.
 
Tıkalı burun nelere yol açar
  • Devamlı ağız solunumu yapmak zorunda kalındığı için sık tekrarlayan boğaz enfeksiyonları ve müzminleşmiş farenjit görülür.
  • Horlama ve uyku bozukluklarına yol açabilir.
  • Uykuda nefes durması ve bunun sonucunda da tansiyon ve kalpte ritim bozukluğu gelişebilir.
  • Mevcut akciğer ve kalp problemlerini ağırlaştırır.
  • Astımı kötüleştirir.
  • Sabahları ağız kuruluğu yapar.
  • Cinsel fonksiyon bozukluklarına sebep olur.
  • Psikolojik sorunlar gelişmesine yatkınlık artar. Bu hastalar özellikle sinirli olduklarından yakınır. Kronik depresyon hali olabilir.
  • Ses kalitesi bozulur ve burundan konuşma gelişir.
  • Çocuklarda geceleri altını ıslatma problemleri olabilir.
  • Kronik yorgunluk artar.
  • Migreni tetikleyerek kronik baş ağrısı sorunlarına yol açabilir.
 
Horlama nedir
Horlama uykuda daralmış olan üst solunum yolundan solunum esnasında havanın geçerken oluşturduğu türbülans nedeniyle üst solunum yolu dokularının titreşimi ile oluşan sestir.
 
Horlama ne sıklıkta görülmektedir
Erkeklerin %45’i, kadınların ise % 30’u her gece horlamaktadır. Viral hastalıklar, alkol alınması, bazı ilaçların kullanımı horlamayı tetiklemektedir. İleri yaş, erkek cinsiyet, şişmanlık, sırtüstü yatma horlamayı arttıran faktörlerdir. 
 
Horlamanın nedeni nedir
Uyku esnasında burun ve üst solunum yolları uyanıklık dönemine göre daha çok daralma göstermektedir. Uyku esnasında  hem burun tıkanıklığı artmakta hem de solunum yollarının açıklığını sağlayan kaslar gevşemekte ve solunum yollarını açma görevlerini yeterince yerine getirememektedir. Dar bir kanaldan türbülans yaparak geçmeye çalışan hava akımı horlama sesi çıkmasına  neden olmaktadır.  
 
Horlama önemli bir durum mudur
Horlama kendi başına önemli bir durum olmanın yanı sıra ciddi bir rahatsızlık olan uyku apnesinin de önemli bir bulgusu olabilir. Bazen horlama o kadar şiddetlidir ki kişinin kendinde veya eşinde işitme problemleri, eşler arasında problemler ve boşanmalara bile yol açabilir. Kişinin alt ve üst kat komşuları rahatsız olabilir. Yolculuklarda horlama korkusu nedeni ile tedirginlik yaşayan kişinin yaşam kalitesi son derece olumsuz olarak etkilenir.
 
Horlama bir hastalık mıdır
Horlama bir hastalıktır. Horlaması olduğu halde uyku apnesi olmayan kişilerde kalp hastalıkları başta olmak üzere pek çok hastalıkların görülme sıklığı daha fazladır. Horlamanın kendisi tek başına bir hastalık olmakla birlikte horlama aynı zamanda uyku apne sendromunun en önemli bulgularından biridir. Yani horlama hem bir hastalık hem de önemli bir hastalığın belirtisidir.
 
Horlamanın tedavisi nasıl yapılır
Horlayan kişide burun tıkanıklığı varsa ve nedeni belli ise nedene yönelik tedavi uygulanabilir. Burun tıkanıklığı olan hastalarda burun tıkanıklığının giderilmesi horlamada önemli derecede rahatlama sağlar. Şiddetli horlaması olan her hastanın Kulak Burun Boğaz Hekimi tarafından muayenesi ve gerekiyorsa uyku testi yapılması önerilir. Uyku testinin sonucuna göre ameliyat olunması gereken durumlar ortaya çıkabilir. 
 
Uyku apne sendromu nedir
Apne uykuda solunumun 10 saniye veya daha fazla durması hadisesidir. Normal kişilerde bile belli bir oranda uykuda apne olabilir. Bu belli bir oranın üzerine çıktığı zaman anormal olarak kabul edilir. En çok üst solunum yollarının tıkanmasına, daralmasına bağlı tıkayıcı tipteki apneler görülür. Apneye bağlı olarak kan oksijeninde düşmeler ve bütün vücut organlarının oksijensiz kalması durumu ortaya çıkabilir. Hastada gerek yetersiz uykuya bağlı dinlenememe gerekse de oksijensiz kalmaya bağlı birtakım belirtiler ortaya çıkabilir. 
 
Uyku apne sendromu hangi sıklıkta görülür
Uyku apne sendromu dünya genelinde %3 oranında görülmektedir. 50 yaşın üstündeki fazla kilolu erkeklerde %50 civarında görülmektedir.
 
Uyku apnesinin belirtileri nelerdir
Uyku apnesinin 3 önemli belirtisi horlama, tanıklı apne (hastanın uyurken nefesinin durduğunun veya zorlandığının izlenmesi) ve gündüz aşırı uyku halidir. 
Hastaların yaşadıkları diğer yakınmalar aşağıdadır:
  1. Yeterli süre uyumasına rağmen sabahları zor uyanma, yorgunluk hissi. 
  2. Yeterli süre uyumalarına rağmen gün içinde uykulu hissetme.
  3. Horlamalarının diğer odalardan bile duyulabilecek kadar şiddetli olması. 
  4. Gece içinde nefes alamama hissi ile uyanma. 
  5. Uykuda nefesin durduğunun eşi tarafından izlenmesi. 
  6. Geceleri sık uyanma,
  7. Gece içinde en az bir kez tuvalete gitme ihtiyacının olması. 
  8. Geceleri vücudun üst kısmında terlemeler 
  9. Sabah ağız kuruluğu ile uyanma 
  10. Sabah baş ağrısı ile uyanma. 
  11. Toplantılarda, okurken veya TV seyrederken uyuyakalma. 
  12. Uykululuk nedeniyle eskisi kadar uzun süre araba kullanamama. 
  13. Gün içinde zaman zaman dayanılmaz uykululuk atakları yaşama. 
 
Uyku apnesi kimlerde sıktır
Uyku apnesi erkeklerde, şişmanlarda ve yaş ile birlikte daha sık görülmekle birlikte kadınlarda, zayıf kişilerde ve çocuklarda da görülmektedir. Özellikle kısa ve kalın boyunlu kişilerde, alt çenesi daha küçük ve geride olanlarda, bademcikleri büyük, dili büyük olanlarda daha sık görülür. Ayrıca sinüziti ve reflüsü olan hastalarda da apne görülme sıklığı artmıştır.
 
Uyku apnesi komplikasyonları nelerdir
Uyku apnesinin en önemli komplikasyonu ölümdür! Ağır uyku apneleri uykuda ani ölümlerin sebebi olabilir. Kalitesiz ve yetersiz uykuya bağlı olarak ortaya çıkan gündüz aşırı uyku ihtiyacı, unutkanlık, dikkatsizlik, sinirlilik, depresyon ve kolay kaza yapma gibi sorunlardır. Kazalar sadece trafikte değil aynı zamanda evde ve iş yerinde de oluşabilir. Dünyada uyku apneliler normal insanlara göre 3-7 kat daha fazla trafik kazası yapmaktadırlar. Geç dönemde ise en önemli olumsuz etkileri damar sistemi üzerinedir. Özellikle kalp ve beyin damarları en çok etkilenen damarlardandır. Uyku apne sendromu kalp krizlerinden %35-65 oranında sorumludur. Uyku apne sendromlu hastaların önemli kısmında hipertansiyon (yüksek tansiyon) gelişir. Uyku apne sendromlu hastalarda gece ve sabah migren atakları görülebilir. Hem erkeklerde hem de kadınlarda cinsel isteksizlik oluşabilir ve erkeklerde impotans (iktidarsızlık) görülebilir. 
Kısacası uyku apne sendromu tedavi edilmediği taktirde hemen her organ ve sisteme ait sorunların ortaya çıkmasına neden olabilir.
 
Uyku apnesinde alınabilecek genel önlemler nelerdir
Fazla kilosu olan hastaların zayıflaması, sigara kullananların sigarayı bırakmaları, alkol almamaları, uyku verici ve antihistaminik içeren ilaçların kullanımının tekrar gözden geçirilmesi, sırtüstü yatınca hastalığı ortaya çıkan hastalarda sırt üstü yatmanın engellenmesi gibi önlemlerin alınması gerekir.
 
Tedavisi nasıl yapılır
Hafif uyku apnesinde Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı operasyonun yarar sağlayacağını düşünüyorsa operasyon düşünülebilir. Yine hafif ve orta şiddetteki tıkayıcı uyku apnesinde mandibulayı (alt çene) öne doğru ilerleten ağız içi cihazların kesin olarak yararı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Ağır olgularda ise CPAP adı verilen uyku boyunca sürekli olarak havayollarını açık tutabilmek için basınçlı hava veren cihazlar maske aracılığıyla uygulanabilir.
 
Ağız içi cihaz nedir
Horlama ve/veya  hafif-orta şiddette tıkayıcı uyku apnesi olan hastaların tedavisinde kullanılan ve genellikle alt çeneyi veya dili ön tarafta tutmayı amaçlayan ağız içi aparatlardır. Daha çok tercih edilenler alt çeneyi öne doğru iten cihazlardır. Bu aparatlar, alt çenenin ileri doğru hareketini sağlayarak dil tabanındaki solunum yolunun genişlemesine ve gelen havanın hızının azalmasına sebep olmaktadır. Bu ise, hafif/orta şiddette tıkayıcı uyku apnesinin azalmasına ya da tamamen yok olmasına neden olmaktadır.Bu tedavi yönteminin hasta uyumu CPAP’a göre oldukça yüksektir.
 
Horlama ve apne sırtüstü yatar pozisyonda artar mı
Horlama yakınması olanların birçoğu, sırtüstü yattığında horladığını, yan döndüğünde ise horlamasının kesildiğini ifade etmektedir. Bu gerçekten de doğru bir gözlemdir. Uykuda solunum durması olan (Obstrüktif Sleep Apne Sendromu - OSAS) hastalarda da uyku süresince vücut pozisyonu apne ve hipoapne sıklığını etkilemektedir. Her zaman olmamakla birlikte bu vakaların çoğunda apne-hipoapne indeksi (AHİ) sırtüstü pozisyonda artar, yan pozisyonda ise azalır.
Hastaların ortalama % 56’sında OSAS pozisyona bağımlıdır. Sırtüstü yatar vaziyette iken apnelerin  % 50 veya daha fazla ortaya çıkması pozisyona bağımlı apne varlığını bize gösterir.
 
Pozisyonel terapi nedir
Uyku süresince hastanın sırtüstü pozisyonda yatmasını engellemeye yönelik bir tedavi şeklidir. Eğer sırtüstü olmayan pozisyonda AHİ yüksek kalmaya devam ederse pozisyonel terapi semptomları azaltmaz. Pozisyonel uyku apne sırtüstü olmayan posturde AHİ değerinin tanı eşiğinin altına düşmesi ile klinik olarak uygun tanımlama yapılabilir. Böylece eğer pozisyonel terapi sırtüstü pozisyonda uyumayı tam olarak engelleyerek AHİ normal seviyeye gelebilir ve sadece pozisyonel terapi bu grup hastalarda tek başına kullanılabilir.
 

Diş gıcırdatma (Bruksizm) nedir

Bruksizm uyku sırasında diş sıkma ya da gıcırdatma için kullanılan tıbbi terimdir. Bruksizm yaygın bir durumdur. Bir anket çalışmasında; yetişkinlerin %8’inin geceleri diş gıcırdatma şikayetinden muzdarip olduğu ve etkilendiği ortaya konmuştur. Başka bir çalışmada; ebeveynler çocuklarının üçte birinden fazlasında bruksizm (diş gıcırdatma) belirtileri olduğunu bildirmişlerdir. Ara sıra diş sıkma - diş gıcırdatma zararlı olmayabilir ama sürekli olarak oluştuğunda, şiddetli diş hasarı, yüz ağrısı, uyku bölünmesi ve uyku bozukluğuna neden olabilir.

Diş gıcırdatmanın (Bruksizmin) nedenleri nelerdir

Bruksizmin oluşmasında bireyin duygu durumunun, genetik yatkınlığın, çiğneme düzlemindeki var olan veya sonradan oluşan problemlerin etkisinin büyüklüğü kanıtlanmıştır. Bu durum dişlerde aşınmalara, kırılmalara, çene, eklem ve kaslarda ağrılara yol açmaktadır. Bruksizmin nedenleri bilinmemesine rağmen, bir çalışmada anksiyete, stres, alkol tüketimi, sigara, kafein alımı, uyku apnesi, horlama ve gündüz aşırı uyku hali gibi faktörler ile bağlantıları gösterilmiştir. Psikiyatrik ya da psikolojik faktörler çoğu durumda önemli bir rol oynamaz. Amfetamin dahil olmak üzere bazı ilaçların, kullanımı da bruksizm atakları ile ilişkilidir. Uyku apnesi de bruksizm ile ilgili olabilir ve apne tedavisi ile bruksizm düzelebilir.

 

Diş gıcırdatma (Bruksizm) belirtileri nelerdir

Bruksizm, yarattığı sorunlarla kendini belli etmektedir. Bunların başında, dişlerde sallanma, kas ağrısı, baş ağrısı, çene ekleminde (kulak önünde) ağrı, dişlerde kırılma, dişlerin çiğneme yüzeylerinde aşınmalar gelmektedir. Bu rahatsızlık her zaman masumane sebeplerle ortaya çıkmamaktadır. Bruksizm ile ilgili yapılan araştırmalarda, alerjik çocukların üç kat daha fazla bruksizme yakalanma riski olduğu ortaya çıkmıştır. Bütün dişler çiğneme işlemini yapmak için ağzımızda bulunmaktadır. Fakat bruksizmdeki fark nedir de dişlerimiz aşınmakta, sallanmakta ve hatta kaybedilmektedir!

Diş gıcırdatmasını önlemek için neler yapmalı

Bruksizm olan kişilerde aynı zamanda baş ağrısı, kulak, çene ağrısı, çene eklemi bozuklukları ve diş bozuklukları olabilir. Bruksizm diğer tıbbi durumlar ile de bağlantılı olabilir ve yaşam kalitesi üzerinde önemli etkiler gösterebilir. Bruksizm olan kişilerin çay, kahve, sigara, aşırı alkol tüketiminden kaçınmaları önerilir. Eğer bruksizm uyku apnesine bağlı ise uyku apnesinin düzgün bir şekilde tedavi edilmesi işe yarayabilir. Dişlerin tahrip olmasını ve aşırı ses çıkarılmasının engellenmesi açısından diş koruyucu protezler (ağız içi cihazlar) kullanılması fayda gösterir.

 

 

Horlama, Burun Tıkanıklığı, Uyku Apnesi ve Bruksizm (Diş Gıcırdatma) İle İlgili Haberler

 

 

                                   

                            

 

 

Gizlilik Politikası    Satış Sözleşmesi